5 Nisan 2013 Cuma

Nereden Nereye...

Çok uzun zaman olmuş be unutmuştum bile ta ki bu güne kadar sonra ne oldu da geri geldim ki sanki benden başka bunu okuyan vardı. Aslında öyle de dememek lazım bir sürü not defterine kayıtlı yazım var hangi birini okudum yazdıktan sonra ama bu sayfayı açınca baktım bir ne yazmışım lan ben diye baya da döktürüyormuşum aslında...
İmkan olmaması böyle bir şey sayısız senaryo fikir çöpe gidiyor eskiden de böyle imiş. Kendini gösterenler nasıl başarmış çoğunun başardığından haberi bile yok öldükten sonra ünlü olan bir sürü insan var. Benim de ölmem mi gerekiyor acaba diye düşünmeden edemiyorum.
Olay aslında eskilere dayanıyor. Her şey babam yüzünden olmuş. Babam bu kadar arayıp tarayıp kendi doğrularını bulmuş olmasaydı. Bende bu yola giremeyecektim. Sabah ezanında da bu yazıya başlamayacaktım. 
Nasıl oldu da bu günlere geldik, kim bizi bu günlere getirdi hep bir soru işareti. 30 yıl önce herkes yağ,tüp sırasına girerken şimdikiler nasıl topuklu ayakkabı sırasına girebiliyor. Puantiyeli mi olsun leopar desenli mi? Önü açık mı olsun dolgu topuk mu ? Bütün derdimiz bu mu oldu. Her şeyi bir kenara bıraktık. Bizim televizyon plazma üstüne üstlük 3D gözlüğü takınca böyle şeyler üstüne geliyormuş gibi oluyor demeye başladık. Çok hızlı gitmiyor muyuz ? Kim dur diyecek ki ? Önü çok açık bu teknolojinin, giyimin, hizmetin. "Önce mimar olacaktın. Neden mi ? İnsanlar barınmaya ihtiyaç duyar." diye başlayan akım yıllar geçtikçe "Önce stilist olacaktın. Asıl image-maker olman lazımdı." lara döndü. Artık yatacak yeri olmayanların elinde bir buçuk iki bin liralık telefonlar kollarında iki yüz üç yüz liralık saatler bir elinde dokuz on liralık sigara ve en aşağı 90 lira olan zippo bazılarında tespih bazılarında dövme bazıların da altın kolye bazılarında küpeye döndü. Her akşam eve gidince italyan restaurantından meksikadan yiyor sanarsın halbuki o da senin benim gibi çorba, fasulye, bulgur, yoğurt takılıyor. Ee ne anladım o işten demiş atalarımız. Şimdi bu yazıyı görenler sende yok sanki pezevenk* (aze.) diyor. (Azerice pezevenk iş adamı demekmiş.) Ben orta halliyim telefonum dört yüz falan anca eder, saat kullanmıyorum, sigaram yedi buçuk lira, kullan at bir liralık çakmaklar, tespihim yok daha o kadar dertlenmedim, dövme yok küpe yok özet bu yani olması gerekende buydu.
Kardeşim der hep Vans alalım çok güzel çok kalite nereden gördün diyorum. İşte filmde bir çocuk vardı skateboardçu onun ayağında vardı. Türkiye de var mı ? (Orjinali olacakmış birde) Bakırköyde var. Gider onu alır bir elbise beğenir onu alır. Bir yer ucuzluğa girer sanki beleşmiş gibi giymeyeceği şeyleri toplar gelir. Eskiden öyle miydi? Hayır. Annem babam giderdik mevsime göre bir çeşit giyecek alırdık. Her sene iki ayakkabım olurdu kışlık yazlık onlarla geçerdi zaman şimdi seçemiyorlar "Bugün ne giysem?" oluyor durum sorunca da "Zamana ayak uyduruyoruz." Tabi canım her şey güllük gülistanlıktı bir senin dolce&gabbanan eksikti ona da beş yüz lira verdik. Huzura eriyoruz, topluca. 
Hep yıprattılar bizi, bizim olmayan şeyleri soktular içeri, sonuçlarını bekliyorlar. 3. Dünya Savaşında zaman çok önemli bir kavram olacak yemeğimizi dominos'tan söyleriz anasını satayım. Bir film çıkacak ya da çıktı konusu bir şehirde ya da bir ülkede bir günlüğüne ya da bir aylığına suç işlemek serbest olacakmış. Öyle olursa benim favorim yağmacılık. Senin ki ne ? Bende bir film yapayım bir hafta boyunca alışveriş yapmak yasak evde kafayı yiyenler olur yemin ediyorum. Anne kaç saat kaldı? 72 saat kızım tabi kız bir sağa bir sola gitmekten topukları aşınmış tırnaklar yenmiş saçlar yolunmuş olacaktır. Zaman dolduğunda ilk 3 işi giyecek alışverişi, kuaför ziyareti, bakım ürünleri listeyi ana başlıklar altında topladım eğer alt konulara insek bile yiyecekle ilgili olan kısımlar otuz otuz beşi bulur. Şaka değil bak bunlar İsviçreli bilim adamları test etmişler. Dediğimde nasıl hadi be vay canına diyorsun. Bir tanışamadık zaten o bilim adamlarıyla ama her deneyde parmakları var. 
Haber çıkıyor 15 yıl içinde Türkiye'de ki obezite yüzde on beş artacakmış bunu söylemek için bilim adamı mı olmak lazım. 356. Burger King şubemizi açtık sizi de bekleriz derse adamlar kurdeleyi kesmeni değil yüzde 15 e dahil olmanı bekliyorlardır. Şuan bir soru geldi herhalde ee abi kilo alalım ne olacak ki diyor gibi birileri de kardeşim tek birey olarak düşünme bunları 75 milyon bizi izliyor şuan 10 milyon obez var de 15 yıl sonrası için 10 milyon obez demek 10 milyon kişilik iş gücü kaybı demek. 10 milyon kişilik fazladan üretim demek. 10 milyon kişi daha devlete yük demek. Ne yapalım öldürelim mi o 10 milyonu dersen. Öldürme, her şey için çok geç olmuş artık yapacak bir şey yok. 
Çok çaresiz olduk. Birlik beraberlik kalmadı. Çıksam sokağa bu böyle gitmez desem eskiden beş on on da yüz oluyordu. Şimdi ise sus lan sana mı kaldı tasası oldu. Bana kalmadı ona kalmadı komşuya kalmadı da kime kaldı. Ben düşünmüyorum değil mi bunları sende bendensin. Bendensen sende paranoyaksın. Ki sende benim gibi soruyorsun. Bunları da onlar mı yazdırdı sana diye yoksa bu zamanda  kimse senin düşünmeni istemiyor. Bilgisayar veriyor istemiyor, internet veriyor istemiyor, sosyal ağlar veriyor istemiyor, telefon veriyor istemiyor, içine uygulamalar koyuyor istemiyor, oyunlar yapıyor istemiyor, televizyon veriyor istemiyor, diziler koyuyor istemiyor, filmler koyuyor istemiyor, 3D yapıyor istemiyor, gazete okutuyor istemiyor daha devam edeyim mi geri kalanları sen koyar mısın? 
Bazen dinimizin isteklerine acayip aklım yatıyor. 5 vakit kendine zaman ayır da düşün diyor. Zorluklara düş de olmayanları anla diyor. Yalan mı? İnsanlar kendilerine mantıklı geleni mantıklı geldiği halde yapmak istemiyor. Yapması için kesinlikle başına kötü bir şey gelmesini bekliyor. İlla ki bir zorluğa düşeceksin ki aklına gelecek. Ki annem derdi başını duvarlara vurursun diye. Sanki benim kötülüğümü istiyor. Yoo, O, o zaman öyle diyince yapmıyordun çünkü başkalarının buyruğu üzerine göre hareket etmek sana bana ters ben karar vermeliyim yapacağım ya da yapmayacağım şeylere. 
Düşündüm de çok uzun oldu çoğu okur şuan koptu. Ben bütün vaktimi bunu okumaya mı  harcayacağım diyor. Facebook'ta oyun oynamak sana çok şey kazandırıyor. Git online oyunlara düşünürsün burada dediklerimi ya da al telefonunu eline durum güncellemesi yap çok sıkılıyorum diye sanki birilerinin umurundaymış gibi ya da çık dışarı foursquaredan puan topla herkesin çok bir yerinde ya ayşe mehmetle starbucksta bundan 4-5 yıl önce annen sana hadi kızım fatma teyzen gelmiş bize bir kahve yap dediğinde off anne ya demeyi biliyordun. Annen dese şimdi kızım git bize iki chai tea latte al sende ne istersen onu alırsın dediğinde tabi anne diyip foursquaredan check-in yaparım instagramdan starbucks kahvelerin fotosunu paylaşırım facebook ve twitterdan annemleri etiketleyip starbuckstan kahve keyfi diye yorum yaparım ya da tweet atarım demeyi iyi biliyorsun zaten. Bu yazdıklarım erkekler içinde geçerli olup aslında hiçbir reklam içeri içermemektedir. Sevgi ve saygılarımla...