Bir gün gözlerimi burada açacağıma inanmazdım. Sonunda beni aldılar. Bunu kabul ettiler anlamına gelmez fakat buraya kadar gelmiş olmak başarı derler ya işte o başarı benim. Nerede miyim? Tarif edeyim kesinlikle bilmeniz gereken bu yeri, çok yüksek bir tavan, şaşalı bir avize sarkıyor kubbenin tam ortasından bulunduğum yere kadar. Etrafımda ahşap kapılar var. Tam karşımda ise gri bir kapı diğer kapılara göre daha büyüktü, sadece gri kapının önünde büyükçe gri bir kare var. Bir dairenin ortasında oturuyorum. Ellerim, ayaklarım bağlı. Bir kaç saat öncesine kadar kafamda klasik siyah bir çuval vardı. Kafamdan çuvalı çıkartıp gitti, iri kıyım bir adam. Sessizce bekle dedi. Yerdeki damalı deseni inceliyorum sıkıntıdan. Her bir siyah kare az önce bahsettiğim ahşap kapılara denk geliyor. Hemen altına denk gelen beyaz karelerse uzunca bir koridor boyunca ilerliyor. Buradan çıkartmam gereken mesaj siyah karelerin olduğu kapılar kötülüklere açılıp, beyaz karelerin olduğu koridorlar iyiliklere mi gidiyor? Bugünün sonunda koridora mı gideceğim yoksa kapıyı mı açacağım?
Koridorun sonundan beyaz cüppeli kişiler geliyor. İster istemez heyecanlanmaya başladım. Beyaz cüppeliler bulunduğum yere yaklaşırken ahşap kapılar açıldı ve içinden siyah cüppeli kişiler çıktı. Bu beni biraz gerdi. Hafiften terlemeye başladım. Parmak uçlarım soğumaya başladı. Kimsiniz siz? Böyle birşey beklemiyordum. Diyemedim. Etrafımda bir çember oluşturdular. Her biri kendi renginde durdu. Ardından gri kapı açıldı. Kafamdan çuvalı çıkartan iri kıyım adamın yanında başka iri kıyım bir adam daha vardı. Kapıları bu iki iri kıyım adam açtı. İçinden gri cüppeli bir kişi çıktı. Sağ elini havaya kaldırdı. Ve üç kez gong sesi duyuldu.
29 Kasım 2016 Salı
28 Kasım 2016 Pazartesi
Reddedildim.
Söyle bana sen kimsin?
Ne olmak istiyorsun?
Amacın ne?
Neden doğdun?
Diğer boş insanlar gibi amaçsız bir şekilde ölmek mi istiyorsun?
Ne bırakabilirsin ki buraya?
Sorularının cevabı yok değil mi?
Şöyle bir şey istiyorum. Rahat bir yaşam. Nedir rahat yaşam? Çalışmak mı istemiyorsun? İstediğin işte mi çalışmıyorsun? İşte tam olarak dediğim de bu, istediğim bir işte çalışmıyorum. Ben hep filmlerin içinde olmak istedim. Senaryo yazmak istedim. Kitap yazmak istedim ama bir türlü başaramadım. Neden başaramadım? Çünkü şuan ona mecbur değilim. Bir insan bir şeye mecbur kalmadıkça rahatını bozmak istemez. Artık rahatımda bozuk. İstediğim gibi olmadı. İnsanlar önümde hep engel. En iyi iş kendi işindir. Böylece başkalarına muhtaç kalmazsın. Benim durumumdan daha kötü durumda olanlar var biliyorum. Ekonomik özgürlüğüm olduğu halde kendimi özgür hissedemiyorum. Haftanın 6 günü çalışmak istemiyorum. Seçme şansımız olmamasına üzülüyorum. İçimden gelenler böyle olduğu için kendimi suçlayamam. Dünyanın farklı bir yer olduğunu biliyorum. Dünya sadece benim yaşadığım alan değil bunu biliyorum. Farklı bir şeyler yapmak istiyorum. Önümde engel var mı? Kendi koyduğum engeller var sanırım. Ondan bile emin değilim. Yoksa ne yapacaksın. Yaşamak için çalışmam gerek. O yüzden bu günden sonra bir karar vermem gerek. Evet kitabımı yazacağım ve sizde o kitabı severek okuyacaksınız. Sonra bir kitap daha yazacağım, bir kitap daha, bir kitap daha... Çünkü kendimi yazarak rahatlatabiliyorum. Yarın gidip bir netbook alacağım. Ve başlayacağım. Çünkü bunu yapmak zorunda hissediyorum. Size bir hikaye yazayım.
İnsanların karşısına fırsatlar çıkarmış. Hayatını değiştirecek fırsat olduğunu bilmezmiş. Kimileri bu fırsatın 3 kez çıktığını hepsinin sonucunda pişman olduğunu söylediler. Çok fazla insanı dinledim. Çoğu pişman ben pişman olmak istemiyorum. Yazar olmak istiyorum. Benim karşıma hiç fırsat çıkmadı. Çıktı belkide farkında değilim ama yinede umarım yakında çıkar çünkü sıkılmaya başlıyorum. Sende bunu anlamışsındır. Bir değişikliğe ihtiyacım var. Hayatımı değiştirecek bir şeye ihtiyacım var. Monotonluk beni sıktı. Kanada'da bir işe başvurdum. Umarım olumlu olur.
Hergün aklıma binbir türlü senaryo geliyor. Değişik ilhamlar, değişik düşünceler. Extrem şeyler. Bunları not etmem gerek. Kitabı bir an önce yazmaya başlamam gerek. Bir word dosyası açıp, yazacağım. Sonra bunu bir yayınevine götüreceğim beğenmeyecekler. Beğenen birisi olana kadar götüreceğim. Sanırım benim "kaderim" de bu var. Çünkü sürekli bunu düşünüyorum. Kaderi tırnak içine almamı merak etmişsindir. Yazılı bir kader olduğunu düşünmüyorum. Hayatta yaşadıklarımızın bizi yönlendirdiği şeyler var. Ve hayat beni kitap yazmaya yönlediriyor. İster kader diyin, isterseniz yaşadıklarımın sonucunda aldığım karar diyin ama ben ikinci kez reddedilmeyeceğim.
Ne olmak istiyorsun?
Amacın ne?
Neden doğdun?
Diğer boş insanlar gibi amaçsız bir şekilde ölmek mi istiyorsun?
Ne bırakabilirsin ki buraya?
Sorularının cevabı yok değil mi?
Şöyle bir şey istiyorum. Rahat bir yaşam. Nedir rahat yaşam? Çalışmak mı istemiyorsun? İstediğin işte mi çalışmıyorsun? İşte tam olarak dediğim de bu, istediğim bir işte çalışmıyorum. Ben hep filmlerin içinde olmak istedim. Senaryo yazmak istedim. Kitap yazmak istedim ama bir türlü başaramadım. Neden başaramadım? Çünkü şuan ona mecbur değilim. Bir insan bir şeye mecbur kalmadıkça rahatını bozmak istemez. Artık rahatımda bozuk. İstediğim gibi olmadı. İnsanlar önümde hep engel. En iyi iş kendi işindir. Böylece başkalarına muhtaç kalmazsın. Benim durumumdan daha kötü durumda olanlar var biliyorum. Ekonomik özgürlüğüm olduğu halde kendimi özgür hissedemiyorum. Haftanın 6 günü çalışmak istemiyorum. Seçme şansımız olmamasına üzülüyorum. İçimden gelenler böyle olduğu için kendimi suçlayamam. Dünyanın farklı bir yer olduğunu biliyorum. Dünya sadece benim yaşadığım alan değil bunu biliyorum. Farklı bir şeyler yapmak istiyorum. Önümde engel var mı? Kendi koyduğum engeller var sanırım. Ondan bile emin değilim. Yoksa ne yapacaksın. Yaşamak için çalışmam gerek. O yüzden bu günden sonra bir karar vermem gerek. Evet kitabımı yazacağım ve sizde o kitabı severek okuyacaksınız. Sonra bir kitap daha yazacağım, bir kitap daha, bir kitap daha... Çünkü kendimi yazarak rahatlatabiliyorum. Yarın gidip bir netbook alacağım. Ve başlayacağım. Çünkü bunu yapmak zorunda hissediyorum. Size bir hikaye yazayım.
İnsanların karşısına fırsatlar çıkarmış. Hayatını değiştirecek fırsat olduğunu bilmezmiş. Kimileri bu fırsatın 3 kez çıktığını hepsinin sonucunda pişman olduğunu söylediler. Çok fazla insanı dinledim. Çoğu pişman ben pişman olmak istemiyorum. Yazar olmak istiyorum. Benim karşıma hiç fırsat çıkmadı. Çıktı belkide farkında değilim ama yinede umarım yakında çıkar çünkü sıkılmaya başlıyorum. Sende bunu anlamışsındır. Bir değişikliğe ihtiyacım var. Hayatımı değiştirecek bir şeye ihtiyacım var. Monotonluk beni sıktı. Kanada'da bir işe başvurdum. Umarım olumlu olur.
Hergün aklıma binbir türlü senaryo geliyor. Değişik ilhamlar, değişik düşünceler. Extrem şeyler. Bunları not etmem gerek. Kitabı bir an önce yazmaya başlamam gerek. Bir word dosyası açıp, yazacağım. Sonra bunu bir yayınevine götüreceğim beğenmeyecekler. Beğenen birisi olana kadar götüreceğim. Sanırım benim "kaderim" de bu var. Çünkü sürekli bunu düşünüyorum. Kaderi tırnak içine almamı merak etmişsindir. Yazılı bir kader olduğunu düşünmüyorum. Hayatta yaşadıklarımızın bizi yönlendirdiği şeyler var. Ve hayat beni kitap yazmaya yönlediriyor. İster kader diyin, isterseniz yaşadıklarımın sonucunda aldığım karar diyin ama ben ikinci kez reddedilmeyeceğim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)